Haluk Nurbaki

İyi ki varsın! Sen ki bizlere, yüzü suyu hürmetine yaratıldığımız, Fahri Kâinat Efendimiz’in sırrı ile O’nun(sav) kokusunu getirdin. Sen ki Efendimiz’in(sav) bizlere uzanan eli, şevkati sevgisisin. Sen ki bizlere Efendimiz’in sırrıyla, Allah’a kulluğu öğreten gönül rehberimizsin. Sen öyle güzelsin ki, Sen’i sevdik!

25 Mayıs 2006

İki pencere… Afrika ve Çeçenistan!

Bu Makale schens.com'da yayınlanmıştır.

Günümüzün en belirgin iki kutbu, mânâsında her şeyiyle “eyvallah” çeken Afrika, şerre asla boyun eğmeyen Çeçenistan! İslam direkleri olarak gözler önünde iman bedelleri ödüyorlar.

İslam âlemi dualarında bile, bugün bu iki kutbun muazzam şekilde sundukları iman şehadetini, ne yazıktır ki yalnız bırakmıştır. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir!” Buyuran Efendimiz’in sözüne ters düşmüşlerdir. Mü’min’in sıkıntısını beyninde ur çıkartırcasına düşünmeyen bir peygamber takipçisi olabilir mi?

Çeçenistan, yıllardır Rus itlerinin şerri ile savaşıyor… Afrika yıllardır aç! Ve rahatta oturan milyonlarca Müslüman… Bir duasını dahi göndermekte üşenen ve Allah’tan sonu gelmeyen arzular ile dileklerde bulunanlar, Allah’ın ne sunacağını sanıyorlar acaba kendilerine? Efendimiz’in gönlüne bir nebze yanaşmak için nasıl bir yol arıyorlar ki, infaktan uzak, duasını esirgeyen zihniyetler olarak İslam’ı temsil ediyorlar? Hangi imanın hangi namazını kılıyorlar?

Mü’min’in duadan başka hiçbir şeyi olmadığını buyuran Allah, ilâhi kaderin mutlak sahibidir elbette. Ancak kulluk vasfındaki gönüllerin hissedilebilen etkisi olan bir kaderdir bu. Yani bütün Mümin’lerin dua ve gönül frekansları ile tayin edilen bir kader.

Yakıştımı şimdi bize?




huseynisuffa